Sal. Oca 28th, 2020

Evrenin Evrimi

Kolektif Bilgi Topluluğu

Evrim

4 min read

Evrim, kelime anlamıyla “birdenbire olmayan, zaman içinde ve doğal biçimde, kendiliğinden ve sürekli olarak, evre evre olan gelişim, ağır ağır ve kendiliğinden olan niteliksel ve niceliksel değişme süreci” dir. Biyoloji’de “bir canlıyı ötekilerden ayrımlı duruma getiren biçimsel ve yapısal özelliklerin gelişmesi yolunda geçirilen bir dizi değişme olayı” dır. Gerçek hayattaki karşılığı ise tüm bunların yanında M.Ö. 6. yy’a kadar uzanan geçmişiyle, Charles Robert Darwin ve Alfred Russel Wallace’la dünyaya yayılan, canlı veya cansız tüm varlıkların içinde olduğu evrim, bir evren kanunudur.

Bu önemli iki adamın evrimi tanımlayıp, deney ve gözlem yoluyla insanlara sunduğu zamana kadar olan süreçteki evrime benzediği söylenen diğer düşünceler masallarda geçen olaylar kadar hayal ürünüydü. Darwin’i insanların çoğu az çok bilir. “Evrim Teorisi’ni ortaya atan adam.” “Biyoloji’de mi duymuştum acaba?” “İnsanlar maymundan geliyormuş. Ahahahaha!” gibi basit ve akıl yürütmeyle ulaşılmadığı bariz olan söylemlerle anılır. Peki ya Alfred Russel Wallace? Bazı insanlar ondan “Darwin’in Gölgesinde Kalan Adam” diye bahsederler. Evet, Darwin Wallace’dan daha çok bilinen bir insandır ama bunun nedeni Barış Özcan’ın da “Şerefsizim benim aklıma gelmişti!” başlıklı videosunun içeriğinde bahsettiği ‘deha, şans ve zeitgeist’ adlı maddelerden birinin Wallace’da olmayıp Darwin’de mevcut olması olabilir. Wallace belki de şanssızdı. Hayatını okuduğunuzda da fark edersiniz ki, Darwin’den bağımsız olarak Darwin gibi çıktığı gemi seyahatinde topladığı tüm örneklerin ve çalışmalarının yanıp kül olması buna büyük bir örnek olarak gösterilebilir. Darwin, dedesi Erasmus Darwin’in ‘transmutasyon’ üzerindeki çalışmalarının izinden gitmesine rağmen evrim fikrinin aklında filizlendiği ilk dönemlerde de dedesi gibi toplum tarafından dışlanmaktan korkarak çalışmalarını gizlice sürdürüyordu, ta ki kendisi gibi aynı tanımlarla büyük ses getirecek bir gerçek hakkında başka birinin de, Alfred Russel Wallace’ın da çalıştığını bizzat öğrenene kadar. Wallace, geçim derdine rağmen büyük bir merak duyduğu botanik ve canlıların değişimi üzerinde çalışmaktan kendini alıkoyamıyordu fakat aksilikler peşini bir türlü bırakmıyordu. Wallace, bilimin gerçekliğini savunurken aynı zamanda da doğaüstü güçlerin varlığına da büyük bir inanç duyuyordu. Bu onun bilim hakkındaki çalışmalarının geri planda kalmasına sebep olan en önemli etkendi. Wallace’ın aksine Darwin Hristiyan bir ailede doğup, Teoloji okumasına rağmen çalışmalarının ortaya çıkardığı gerçeklerle içindeki inançları zor da olsa geride bıraktı ve kendini tamamen bilimin gerçekliğine adayarak ilerlemeye devam etti. Bu da onun bilim dünyasında daha tanınır bir insan olmasını sağlamıştır. Yine de Wallace, bu yüzyılda tamamen gerçeğe dayanan bilimsel verilerle ispatlanmış olan ve hâlâ bir kesim insan tarafından reddedilen “evrim” gerçeğini o zamanlarda kendi çalışmaları yoluyla ortaya çıkarmış biri olarak unutulmamalı. Evrim Teorisi’nin ne olduğunu bilen biri Darwin’i bildiği gibi Wallace’ı da bilmelidir.

Darwin “Türlerin Kökeni” adlı kitabını yayınlandıktan sonra, ki yayınladığı çalışmalarda Wallace’ın çalışmaları da vardır, bilim dünyasındaki birçok kişi “evrimi” kabul etmişti. Kilise’den ve bir kısım insandan eleştiri mektupları alan Darwin içinde bulunduğu durum nedeniyle, çalışmalarını yayınlamadan önce de hissettiği gibi hasta hissetmeye başladı fakat bu onu durduramadı. Canlılığın oluşumu ve gelişimi konusunda şu an ne biliyorsak Darwin ve Wallace’ın ‘evrim’i erken bir dönemde ortaya çıkarmaları sayesindedir.

Evrim, bir varlığın önce soyut sonra çamur ve sonra da canlı olması gibi absürt fikirleri savunmaz. Evrim, baktığımız her yerde bize kanıtlarını sunmaktadır. Evrim, tek bir çizgi üstünde ilerleyen bir sistem değildir. Canlıların hepsi yakından ya da uzaktan birbirine akrabadır. Ve hayır, insanlar maymunlardan gelmez, maymunlar bizlerin kuzenleridir. Her ne kadar birçok insan bunu reddetse de gerçek, gerçektir. Gözlerini kapadığınızda karşınızdaki şeyin olmadığını iddia ederseniz, sadece kendinizi buna inandırabilirsiniz.

Evrim; “Yerçekimi Kanunu” gibi, “Genel Görelilik Teorisi” gibi, “Termodinamik Yasaları” gibi reddedilemeyen fakat gelişebilen bir gerçektir. Evrendeki her şey, hatta evrenin kendisi gibi bu evrim döngüsünün içerisindedir. Evrim, gerçektir.

Bakmak İsteyebilecekleriniz

1 thought on “Evrim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kaçırmış Olabilecekleriniz...